Demir-Çelik Sektöründe Yeni Dönem: Metalmorfoz

Çeşitli ülkelerin iklim krizine yönelik net sıfır emisyon hedefleri belirlemesiyle başlayan “yeşil çelik” yolculuğu, Ortadoğu’nun üretim merkezi olarak ön plana çıkıyor. Bu süreçte üretimde elektrikli ark fırınları kullanılacak ve doğrudan indirgenmiş demir ürünleri öne çıkacak.

Dünya karbonsuzlaştırma hedeflerini daha net bir şekilde belirlerken, düşük karbonlu demir ve çelik için yeni üretim, işleme ve ticaret merkezlerinin ortaya çıkması teşvik ediliyor. Sektörün net sıfıra doğru yönelik çabaları, yeşil çeliğe olan talebi artırıyor. Bu durum, sanayileşmiş dünya için kritik bir öneme sahip olan demir çelikte “metalmorfoz” olarak adlandırılan ve üretimden satışa kadar tüm değer zincirini dönüştürecek bir süreci tetikliyor.

Metalmorfoz döneminde üç temel etken öne çıkıyor. İlk olarak çelik üreticileri yüksek derecede kirletici olan yüksek fırınları aşamalı olarak kullanımdan kaldırmak ve onların yerine yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çalışan elektrik ark ocaklarını (EAF’ler) kullanmak için adımlar atıyor. İkinci olarak daha az karbon yoğunluğuna sahip ham maddelere olan talep artıyor. Ayrıca, çelik endüstrisi geri dönüşüm yoluyla yüksek kaliteli hurda kullanımını artırıyor. WoodMacKenzie uzmanları Malan Wu, Isha Chaudhary ve Mihir Vora’nın demir çelik sektöründeki dönüşüm raporuna göre; sektörün karbondan arındırılması sürecine ilişkin tespitler paylaşılıyor.

Demir-Çelik Sektörü Farklı Bir Yöne Evriliyor

Doğrudan indirgenmiş demir (DRI), doğal gaz veya kömür yanması sonucu elde edilen gazın, elemental demiri ısıtarak üretilen bir tür metaldir. DRI ve özellikle yeşil DRI’ya olan talep, çeliğin karbondan arındırılma sürecinde en çok fayda sağlayacak ürünlerden biri olacak. Şu anda DRI’nin toplam talepteki payı yüzde 6 seviyesindeyken, 2050 yılına kadar bu oran yüzde 13’e yükselecek ve üretim miktarı toplam metalik talepten neredeyse beş kat daha hızlı artarak 320 milyon tona ulaşacak.

2050 yılına kadar üretilen tüm DRI’ların neredeyse yarısının hidrojen bazlı olması bekleniyor. Rekabetçi yeşil hidrojen, çeliğin karbonsuzlaştırılmasında oyunun kurallarını değiştirecek. Düşük karbonlu hidrojen üretimine yakın olanlar avantajlı olacak.

Avrupa, Çin, Japonya ve Güney Kore, karbondan arındırma yolunda ilerlerken yeşil DRI talebinin merkez üsleri olacak. Üretimde ise Ortadoğu ve Avustralya bu fırsattan yararlanmak için iyi bir konumda ve her iki bölgedeki proje hatları hızla büyüyor. Son iki yılda Ortadoğu’da yaklaşık 25 milyon tonluk bir kapasite açıklandı. Ortadoğu halihazırda küresel DRI üretiminin yüzde 40’ını oluşturuyor ve bu da bölgeye teknolojik üstünlük sağlıyor. Brezilyalı Vale aynı zamanda DRI fırınlarını beslemek için Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’da da mega merkezler kuruyor. Diğer yandan Avustralya’da büyük Japon ve Güney Koreli çelik üreticilerine ihracat için yeşil DRI/ sıcak briketlenmiş demir yatırımı planladığı görülüyor.

Geri dönüşüm yoluyla hurda kullanımının artması, çeliğin karbondan arındırma planlarında giderek daha önemli hale geliyor. Çelik fabrikaları geri dönüşüm sayesinde karbon ayak izlerini yüzde 60’a kadar azaltabilir ve 1.5 ton demir cevheri, 0.9 ton metalurjik kömür ve 0.3 ton diğer katkı maddelerinden tasarruf edebilir. En iddialı net sıfır hedeflerine sahip olgun ekonomilerin gelecekteki hurda merkezleri ve DRI ithalatı için kilit pazarlar olarak ortaya çıkması bekleniyor. Dünyanın en büyük çelik üreticisi Çin için işler daha da belirsiz. Geri dönüşüm, yerel çelik üreticileri için büyük bir potansiyel avantaj sunuyor. Ancak Çin’deki inşaat patlamasının büyük çoğunluğunun 2000’li yıllardan bu yana gerçekleşmesi ve 30 ila 50 yıllık bir ömre sahip olması nedeniyle, hurda bulunabilirliği yalnızca tahmin döneminin ikinci yarısında hız kazanacak.