TÜSEV liderliğinde başlatılan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü, iklim krizine karşı sivil toplumun ortak hareket etmesini hedefliyor.
Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadelede sivil toplumun rolünü güçlendirmeyi amaçlayan “İklim Değişikliği ile Mücadele için Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü”, İstanbul’da düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Sabancı Vakfı’nın hibe desteği ve Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nın (TÜSEV) yürütücülüğünde hayata geçirilen girişim, iklim krizine karşı sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesini ve iklim perspektifini çalışmalarına entegre etmesini teşvik etmeyi amaçlıyor.
Minerva Han’da gerçekleştirilen lansmanda, Türkiye’den 30 öncü sivil toplum kuruluşu ulusal taahhüde ilk imzayı attı. Philanthropy Europe Association (Philea) ve WINGS tarafından yürütülen küresel hareketten ilham alınarak geliştirilen Türkiye uyarlaması, iklim krizini yalnızca çevresel değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bütüncül bir yaklaşım benimsiyor.
Türkiye, Küresel Filantropi Ağına Katıldı
TÜSEV Temsilciler Kurulu Başkanı Nevgül Bilsel Safkan, Türkiye’nin dünya genelinde yüzlerce filantropi kuruluşunu bir araya getiren İklim için Filantropi hareketinin 13. ulusal taahhüdü olarak küresel ağa katıldığını belirtti.
Safkan, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren küresel bir sorun haline geldiğini vurgulayarak, sivil toplumun daha güçlü ve koordineli bir rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sabancı Vakfı’ndan Ortak Hareket Çağrısı
Lansmanda konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, iklim kriziyle mücadelede en önemli unsurun ortak amaç etrafında birleşebilmek olduğunu belirtti.
Sabancı, sürdürülebilir bir gelecek için bireysel çabaların yeterli olmayacağını vurgulayarak, sivil toplum kuruluşlarının TÜSEV çatısı altında bir araya gelmesini ve daha fazla kurumun harekete katılmasını önemsediklerini ifade etti.
İklim Krizine Bütüncül Yaklaşım
TÜSEV Strateji ve Programlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Sema Merve İş ise girişimin ortak öğrenme, iş birliği ve kolektif etki yaratma amacı taşıdığını belirtti.
Farklı uzmanlık alanlarından kurumları ortak bir çerçevede buluşturan Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü’nün, iklim krizine daha kapsamlı bir bakış açısı kazandırmayı hedeflediğini söyleyen İş, tüm sivil toplum kuruluşlarını harekete katılmaya davet etti.
COP31 Süreci ve Sivil Toplumun Rolü Masaya Yatırıldı
Lansman kapsamında düzenlenen panelde iklim krizi, sivil toplumun çözüm üretme kapasitesi ve Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolü ele alındı.
Panelde, sivil toplum kuruluşlarının iklim değişikliğiyle mücadelede üstlenebileceği roller, uluslararası iklim politikalarındaki gelişmeler ve Türkiye’nin küresel iklim gündemindeki konumu değerlendirildi.
Ortak Etki Yaratmayı Hedefliyor
Etkinliğin sonunda düzenlenen sembolik imza töreniyle birlikte Türkiye Ulusal Filantropi Taahhüdü yeni katılımcıların erişimine açıldı.
Girişim, kurumları iklim krizini faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak ele almaya, öğrenme ve iş birliği süreçlerini güçlendirmeye ve ortak etki yaratmaya davet ediyor. Önümüzdeki dönemde daha fazla sivil toplum kuruluşunun katılımıyla hareketin büyümesi ve Türkiye’de iklim alanındaki kolektif çabaların güçlenmesi hedefleniyor.











