İTÜ ARI Teknokent ve Togg, mobilitenin geleceğini dijital sağlık ve yapay zekâ odağında şekillendirmek için girişimlere yönelik stratejik iş birliği başlattı.
İTÜ ARI Teknokent ile Togg, mobiliteyi dijital sağlık ve yapay zekâ odağında yeniden şekillendirmek amacıyla stratejik bir iş birliği başlattı.
Program, teknoloji girişimlerinin geliştirdikleri çözümleri gerçek kullanım senaryolarında test ederek ölçeklendirmelerine imkân sağlamayı hedefliyor.
İTÜ Çekirdek Girişimleri Mobilite Ekosistemine Entegre Olacak
İş birliği kapsamında program, İTÜ Çekirdek çatısı altında yürütülecek.
Seçilecek girişimler:
- Togg’un mobilite ekosistemiyle entegre çalışma
- Gerçek mobilite ortamında pilot uygulama geliştirme
- Ürün entegrasyonu ve teknik doğrulama
- Stratejik iş birlikleri geliştirme
gibi fırsatlardan yararlanabilecek.
Bu sayede girişimler yalnızca mentörlük ve eğitim almakla kalmayacak, aynı zamanda sahada doğrulanmış ve ölçeklenebilir iş modelleri geliştirme fırsatı yakalayacak.

Mobilite Artık Bir Yaşam Alanı
Togg, mobiliteyi yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil; akıllı cihazların, dijital platformların ve sürdürülebilir enerji çözümlerinin kesiştiği bir yaşam alanı olarak konumlandırıyor.
“Bir otomobilden fazlası” vizyonu doğrultusunda geliştirilen mobilite yaklaşımı:
- bağlantılı
- kişiselleştirilmiş
- veri odaklı
bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor.
Programın Odak Alanları
İş birliği programı özellikle şu teknolojilere odaklanıyor:
- Dijital sağlık teknolojileri
- Araç içi bağlamsal yapay zekâ uygulamaları
- Görüntü işleme ve sensör tabanlı güvenlik sistemleri
- Doğal dil işleme çözümleri
- Tahmine dayalı analitik ve kestirimci bakım teknolojileri
Bu alanlarda çalışan girişimler, Togg’un açık inovasyon ekosistemine dahil olabilecek.
Girişimler için Başvurular Başladı
Program kapsamında dijital sağlık ve yapay zekâ alanında yenilikçi çözümler geliştiren girişimler Ağustos 2026’ya kadar başvuru yapabilecek.
Başvurular, İTÜ Çekirdek platformu üzerinden alınırken programın amacı Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini küresel mobilite dönüşümünün merkezine taşımak olarak belirtiliyor.











