ÇEVKO: Döngüsel Ekonomi Kritik Önemde

Globe with green continents encircled by a glowing neon ring and futuristic machinery, blending nature and technology.

ÇEVKO Vakfı, COP31 öncesinde AB’nin geri dönüşüm düzenlemelerinin ikincil hammadde arzı ve döngüsel ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 öncesinde Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren geri dönüşüm ve atık sevkiyatı düzenlemelerinin ikincil hammadde tedariği üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

İmer, küresel iklim politikalarının giderek daha fazla döngüsel ekonomi ve temiz dönüşüm ekseninde şekillendiğini belirterek, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının stratejik önem kazandığını vurguladı.

AB, İkincil Hammaddeleri Stratejik Kaynak Olarak Konumlandırıyor

Avrupa Birliği’nin ikincil hammaddeleri artık stratejik bir sanayi politikası aracı olarak değerlendirdiğini ifade eden İmer, geri dönüşüm sektörünün başarısının yalnızca düzenlemelere değil, aynı zamanda geri dönüşüm altyapısına yapılacak yatırımlara da bağlı olduğunu söyledi.

İmer, döngüsel ekonomi hedeflerinin hayata geçirilebilmesi için ikincil hammadde pazarlarının etkin şekilde çalışması gerektiğini belirterek, aksi durumda hedeflerin teoride güçlü ancak uygulamada kırılgan kalabileceğine dikkat çekti.

Türkiye için Kaynağında Ayrı Toplama Daha da Önemli Hale Geliyor

AB ile atık ticaretinde yaşanabilecek olası kısıtlamaların Türkiye açısından yeni riskler oluşturduğunu belirten İmer, tüketim sonrası geri dönüştürülebilir atıkların kaynağında ayrı toplanmasının ve döngüsel ekonomiyi destekleyen sistemlerin kurulmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Bu süreçte uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümün Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) modeli olduğunu belirtti. sanayinin atık yönetimi süreçlerinde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Atık Sevkiyatı Düzenlemeleri Yeni Dönemi Başlatıyor

AB’nin yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü kapsamında OECD dışı ülkelere yönelik atık ihracatında önemli kısıtlamalar getirildiğine dikkat çeken İmer, plastik atıkların OECD dışına ihracatının 21 Kasım 2026 itibarıyla yasaklanacağını hatırlattı.

Türkiye’nin OECD üyesi olmasına rağmen Avrupa’dan en fazla atık ithal eden ülkeler arasında yer aldığını belirten İmer, bu nedenle ülkenin daha sıkı izleme ve denetim süreçleriyle karşılaşabileceğini söyledi.

Geri Dönüştürülmüş Hammadde Fiyatlarında Artış Bekleniyor

AB’nin plastik ambalajlarda geri dönüştürülmüş içerik kullanımını artırmaya yönelik hedeflerinin, Avrupa içindeki ikincil hammadde talebini yükselteceğini belirten İmer, bunun kısa ve orta vadede fiyat artışlarına ve tedarik zinciri risklerine yol açabileceğini ifade etti.

Türkiye’de üretilen geri dönüştürülmüş hammaddelerin şimdilik Avrupa menşeli kabul edildiğini belirten İmer, buna rağmen küresel pazardaki değişimlerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni Ambalaj Düzenlemeleri Devreye Giriyor

Avrupa Birliği’nin Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü kapsamında 2030 yılından itibaren piyasaya sunulan tüm ambalajların geri dönüştürülebilir olması hedefleniyor.

Yeni düzenlemeler kapsamında:

  • Plastik ambalajlarda minimum geri dönüştürülmüş içerik oranları uygulanacak.
  • Ambalaj atıklarının azaltılmasına yönelik yeni hedefler devreye girecek.
  • Geri dönüşüm oranlarının artırılması zorunlu hale gelecek.
  • PET şişelerde geri dönüştürülmüş plastik kullanım oranları yükseltilecek.

COP31 Öncesinde Döngüsel Ekonomi Vurgusu

Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada Mete İmer, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu dönemde kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir atık yönetimi uygulamalarının daha da önem kazandığını belirtti.