Türkiye’de Her Yıl 1 Milyon Ton E-Atık Oluşuyor

Overflowing recycling bin in a dim industrial space, with plastic bits, cables and debris spilling onto the floor.

Uzmanlar, Türkiye’de oluşan 1 milyon ton e-atığın yalnızca yüzde 6-7’sinin kayıtlı sistemlerle toplandığına dikkat çekiyor.

Evlerde Biriken Elektronik Atıklar Çevreyi Tehdit Ediyor

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı Programı Başkanı Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, evlerde biriken atık piller ve kullanılmayan elektronik cihazların çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

Karan, Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık oluştuğunu, ancak bunun yalnızca yüzde 6-7’lik bölümünün kayıtlı sistemler aracılığıyla toplanabildiğini belirtti.

Ağır Metaller Ekosistem İçin Risk Oluşturuyor

Atık pil ve elektronik cihazların yapısında;

  • Kurşun
  • Cıva
  • Kadmiyum
  • Nikel
  • Lityum

gibi ağır metaller bulunduğunu ifade eden Karan, bu maddelerin toprağa ve yeraltı sularına karışarak ekosistem dengesini bozabildiğini söyledi.

Ağır metallerin doğada kolay parçalanmadığını belirten Karan, biyobirikim etkisi nedeniyle canlı organizmalarda birikerek besin zinciri yoluyla insan sağlığını tehdit ettiğini vurguladı.

Öğr. Gör. Tuğçe Yılmaz Karan, elektronik atıklarda bulunan toksik maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.

Karan’a göre;

  • Kurşun nörolojik hasarlara
  • Cıva sinir sistemi ve böbrek sorunlarına
  • Kadmiyum böbrek hasarı ve kanser riskine
  • Nikel alerjik reaksiyonlara ve solunum problemlerine

neden olabiliyor.

Lityum içeren pillerin ise yanlış depolama durumunda yangın ve patlama riski taşıdığı belirtildi.

Kullanılmayan Telefonlar da E-Atık Kapsamında

Karan, cep telefonları, bilgisayarlar, televizyonlar, küçük ev aletleri ve bataryaların elektronik atık kategorisinde değerlendirildiğini söyledi.

Elektronik atıkların yalnızca çevresel risk oluşturmadığını, aynı zamanda altın, gümüş, bakır ve nadir toprak elementleri gibi ekonomik değeri yüksek materyaller içerdiğini belirtti.

Bu nedenle e-atık yönetiminin hem çevresel koruma hem de kaynak verimliliği açısından kritik önem taşıdığı ifade edildi.

Şarj Edilebilir Pil Kullanımı Öneriliyor

Karan, bireysel farkındalığın e-atık oluşumunu azaltmada önemli rol oynadığını vurguladı.

Özellikle;

  • Gereksiz elektronik ürün tüketiminin azaltılması
  • Elektronik cihazların onarılarak yeniden kullanılması
  • Şarj edilebilir pil kullanımının yaygınlaştırılması
  • Kullanılmış pillerin toplama noktalarına bırakılması

gibi uygulamaların çevresel riskleri azaltabileceğini söyledi.

Eski Elektronikler Lisanslı Tesislere Teslim Edilmeli

Eski telefon ve bilgisayarların geri dönüşüm süreçlerine ilişkin bilgi veren Karan, elektronik cihazların evsel atıklardan ayrı toplanması gerektiğini ifade etti.

Lisanslı geri dönüşüm tesislerinde gerçekleştirilen işlemler sayesinde cihazların içindeki değerli metallerin yeniden ekonomiye kazandırıldığını belirten Karan, toksik maddelerin ise kontrollü şekilde bertaraf edildiğini söyledi.

Kontrolsüz geri dönüşüm uygulamalarının çevre ve insan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğuna dikkat çekildi.

Gelecekte Döngüsel Ekonomi Yaklaşımı Öne Çıkacak

Karan, gelecekte elektronik atık yönetiminde döngüsel ekonomi modelinin daha fazla önem kazanacağını ifade etti.

Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR), eko-tasarım ve “onarım hakkı” gibi yaklaşımların yaygınlaşmasının beklendiğini belirten Karan, yapay zekâ destekli ayrıştırma sistemleri ve dijital ürün pasaportlarının da geri dönüşüm süreçlerini daha verimli hale getireceğini söyledi.

Uzmanlara göre gelecekte temel hedef, yalnızca atıkları bertaraf etmek değil; ürünleri sistem içinde daha uzun süre tutarak kaynak verimliliğini artırmak olacak.