Savunma sanayii, AR/VR ile servitizasyona geçiyor. Entegre sistemlerin güvenliği mi, açık platformların esnekliği mi galip gelecek?
Savunma ve havacılık sektörü, 2025 itibarıyla donanım satışından hizmet sunumuna doğru tarihi bir eksen kayması yaşıyor. Milyarlarca dolarlık jetleri ve tankları envantere katmanın yerini, “göreve hazırlık” garantisi veren akıllı abonelikler alıyor.
Bu dönüşümün kalbinde ise artırılmış ve sanal gerçeklik (XR) teknolojileriyle sunulan sürükleyici eğitim ve bakım platformları yatıyor. Ancak pazar, iki zıt stratejinin rekabetine sahne oluyor: her bileşeni kontrol eden entegre devlerin kapalı ekosistemleri ile esneklik ve inovasyon vadeden açık platformların yükselişi.
Lockheed Martin ve BAE Systems gibi geleneksel ana yükleniciler, kendi donanımlarıyla kusursuz çalışan, yüksek güvenlikli, kapalı devre XR simülasyon paketleri sunarak “entegre platform” oyununu oynuyor. Bu modelde ordular, belirli bir uçak tipi için garantili sayıda eğitimli pilot veya sertifikalı teknisyen çıktısı sağlayan uçtan uca bir hizmete abone oluyor.
Anduril gibi yıkıcı oyuncuların öncülük ettiği “açık ekosistem” yaklaşımı, farklı donanım ve yazılım sağlayıcılarının rekabet edebildiği bir pazar yeri mantığıyla çalışıyor. Bu stratejide ise müşteriler, temel bir platform aboneliği satın alarak ihtiyaçlarına en uygun ticari VR başlıklarını veya özel eğitim modüllerini seçme özgürlüğüne kavuşuyor.
Bu stratejik ayrım, en çok orduların tedarik ve bütçe planlamalarını etkiliyor; biri uzun vadeli güvenlik ve istikrar sunarken, diğeri maliyet avantajı ve teknolojik çeviklik sağlıyor. Kapalı modelin en büyük riski teknolojik olarak hantal kalmak iken, açık modelin Aşil topuğu entegrasyon karmaşıklığı ve siber güvenlik açıkları olmaya devam ediyor.
Özellikle NATO standartlarında daha küçük ama teknoloji odaklı ordular, ticari inovasyondan daha hızlı yararlanmak için açık platformlara yönelirken, büyük envantere sahip küresel güçler mevcut sistemlerini korumak adına entegre çözümlere sadık kalıyor.
Türk savunma sanayii şirketleri ise bu iki dünya arasında, hem egemen teknolojiler geliştirdikleri entegre projelere imza atıyor hem de maliyet etkin çözümler için açık platformları yakından takip ederek kendi hibrit yol haritalarını çiziyor.











