Sitemiz beta yayındadır
← Tüm yazılar
Çevre Haberleri

TEMA Vakfı: Biyolojik Çeşitlilik Alarm Veriyor

TEMA Vakfı, biyolojik çeşitlilik kaybının iklim direnci, gıda güvenliği ve yaşam sistemlerini tehdit ettiğini açıkladı. TEMA Vakfı, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında yaptığı açıklamada biyolojik çeşitlilik kaybının yalnızca doğayı değil; su kaynaklarını, toprağı, gıda güvenliğini…

Selin Aktürk25 Mayıs 20261 dk okuma
TEMA Vakfı: Biyolojik Çeşitlilik Alarm Veriyor

TEMA Vakfı, biyolojik çeşitlilik kaybının iklim direnci, gıda güvenliği ve yaşam sistemlerini tehdit ettiğini açıkladı.

TEMA Vakfı, 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında yaptığı açıklamada biyolojik çeşitlilik kaybının yalnızca doğayı değil; su kaynaklarını, toprağı, gıda güvenliğini ve insan sağlığını da tehdit ettiğine dikkat çekti.

Vakıf, bu yılın teması olan “Küresel etki için yerel hareket” çağrısının yaşamın geleceği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Tür Kayıplar Kritik Seviyeye Ulaştı

Bilimsel verilere göre;

  • Tatlı su ekosistemlerinde kayıp %85’e ulaştı
  • Omurgalı tür popülasyonlarında son 50 yılda %73 azalma yaşandı
  • Yaklaşık 1 milyon tür yok olma riskiyle karşı karşıya bulunuyor

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, biyolojik çeşitliliğin yalnızca canlı türlerinin zenginliği değil, yaşamın devamlılığını sağlayan temel sistem olduğunu belirtti.

Ataç, “Bugün tür kayıpları doğal yok oluş hızının yaklaşık 1000 katına ulaştı. Kaybettiğimiz her türle birlikte geleceğimizin bir parçasını da kaybediyoruz” dedi.

Türkiye’de korunan alan oranı dünya ortalamasının altında

Türkiye’nin endemik tür çeşitliliği açısından önemli ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, korunan alanların ülke yüzölçümüne oranının yalnızca %14 seviyesinde olduğu belirtildi.

Bu oranın dünya ortalaması olan %17’nin altında kaldığı ifade edilirken; madencilik faaliyetleri, plansız yapılaşma ve arazi tahribatının biyolojik çeşitlilik üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.

Deniz Ataç, doğanın yalnızca korunacak bir alan değil, korunması gereken bir yaşam sistemi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünkü tüketim düzeyi, dünyanın kendini yenileyebilme kapasitesinin yaklaşık 1,5 katına ulaştı. Yerelde atılan her koruma adımı; bir türü, bir ekosistemi ve aslında ortak geleceğimizi koruyor.”

TEMA Vakfı, biyolojik çeşitlilik kaybına karşı toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak yerel koruma çalışmalarının küresel etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.

Henüz puan yok

Puanlama ve favoriler için giriş yapın.

Yorumlar

0

Yorum yazmak ve cevaplamak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.