TEMA Vakfı 2025 Çevre Gündemini Değerlendirdi

TEMA Vakfı, 2025’te çevreyi tehdit eden gelişmeleri ve doğa için umut veren kazanımları değerlendirerek ortak sorumluluk çağrısı yaptı.

Doğa için Ortak Sorumluluk Vurgusu

TEMA Vakfı, 2025 yılı boyunca yaşanan çevresel gelişmeleri kapsamlı bir değerlendirmeyle kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, iklim krizinin etkilerinin derinleştiği bir yılda; toprak, orman, su ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskıların arttığına dikkat çekti. Yapılan açıklamada, doğayla kurulan ilişkinin yeniden ve bilim temelli politikalarla ele alınmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğu vurgulandı.

2025’te Umut Veren Çevresel Kazanımlar

TEMA Vakfı’nın değerlendirmesine göre 2025 yılı, çevre mücadelesinde önemli kazanımların elde edildiği bir dönem oldu. Kanal İstanbul, Kuzey Ormanları, altın ve kömür madeni projeleri gibi birçok başlıkta açılan davalar sonucunda verilen iptal kararları; bilimsel raporların, yargının ve toplumsal dayanışmanın doğa lehine etkisini ortaya koydu. Likya coğrafyasını tehdit eden otoyol projesinin ve çeşitli maden projelerinin durdurulması, yılın öne çıkan çevresel kazanımları arasında yer aldı.

Kuraklık ve Orman Yangınları Alarm Verdi

Raporda, Türkiye’nin son 52 yılın en kurak dönemini yaşadığına dikkat çekildi. Yağışlardaki ciddi azalma; tarım, su kaynakları ve ekosistemler üzerinde kalıcı riskler oluşturdu. 2025 yazında yaşanan büyük orman yangınları sonucunda yaklaşık 81 bin hektardan fazla orman alanı zarar gördü. Yangınlar sırasında yaşamını yitiren orman emekçileri, iklim krizinin insan hayatı üzerindeki etkilerini de bir kez daha gözler önüne serdi.

Marmara Denizi ve Müsilaj Tehdidi

TEMA Vakfı, Marmara Denizi’nde müsilaj riskinin 2025 yılında da devam ettiğine dikkat çekti. Kadıköy sahilinde kaydedilen görüntüler, kalıcı ve bütüncül önlemler alınmadığı sürece sorunun yeniden büyüyeceğini ortaya koydu. Vakıf, Marmara Denizi Eylem Planı’nın gecikmeden ve eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.

İklim ve Madencilik Politikalarına Eleştiri

2025’te yürürlüğe giren İklim Kanunu ile Maden Kanunu’nda yapılan değişikliklerin, doğa ve toplum yararını yeterince gözetmediği belirtildi. Özellikle ormanlar, zeytinlikler ve tarım alanlarının madencilik faaliyetlerine açılmasının ekosistemler üzerinde geri dönüşü zor tahribatlar yaratabileceği ifade edildi. Akbelen ve Kaz Dağları başta olmak üzere birçok bölgede artan madencilik baskısı, yılın en endişe verici gelişmeleri arasında gösterildi.

“Hâlâ Umut Var” Mesajı

TEMA Vakfı, tüm olumsuz tabloya rağmen 2025’in güçlü bir mesaj verdiğini vurguladı: Tehlike büyük olsa da doğa için hâlâ umut var. Vakıf, bilimsel veriye dayalı politikalar, etkin yargı denetimi ve toplumsal sahiplenme ile doğal varlıkların korunabileceğini belirterek, herkesi doğa için sorumluluk almaya davet etti.