Sürdürülebilirlik Bizim Stratejimizin Merkezinde

Bonna Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erbil Aşkan: Bonna bugün doğası gereği başlattığı inovatif ürün tasarımı ve altyapısıyla çok sürdürülebilir bir marka. Tabak tüketimini yüzde 40’lardan 5-6’lara kadar düşürebilmeyi başarabiliyoruz.

Çocukluğumdan bu yana seramik ve seramik ailesinin bir üyesi olan porselen ürünler ilgimi çeker. Annemden kalanları antika camlı vitrinimizde yıllardır saklıyorum. Çok özel günlerde kullanıyor, sonra yine sergilendiği raflara yerleştiriyoruz. Ne zaman Topkapı Sarayı Müzesi’ne gitsem porselen koleksiyonunun bulunduğu vitrinlerin önünde dakikalarca duruyor, onları inceliyorum. Tamamen topraktan yapılan doğal bir maddeden söz ediyorum. Hammaddesi kil olduğundan organik bir üründen.

Tabak, Bir Tuvaldir

“2014 yılında Bonna markasını hayata geçirdiğimizde o günün piyasasındaki sert porselen tarzında değil daha farklı casual dining restoranların artan trendine uygun, daha ev ortamı sağlayacak, daha sıcak bir masa yaratacak porselen geliştirmekti hayalimiz. Bunu aynı zamanda standart porselenlere göre daha dayanıklı yapalım, işletmelerin maliyetini düşürelim, kullanım kolaylığı yaratalım, geleceğin beyinlerine, trendlerine çözüm ortağı olalım istiyorduk. İşletmelerin, son kullanıcıların dertleri neyse öğrenecek, o dertleri çözen marka olacaktık. Şeflerin yapmak istediklerini yapmalarını sağlayan, hayal güçlerini gerçekleştirmesine fırsat veren bir tuvaldi tabak. Doğru tuvali, yani olabildiğince onlara en uygun olanı hazırlayabilmeliydik ki işleri kolaylaşsın. Bonna’nın yola çıkış felsefesi bu.

Üretime Kazandırmak / Tekrar Değerlendirmek

“Kendi içimizde iki tip geri dönüşüm stratejimiz var. Bir tanesi üretimin içinde oluşmuş her türlü şeyi tekrar üretime kazanarak kullanmak; diğeri üretimi gerçekleştirirken ortaya çıkan atık suları ve malzemeyi biriktirip tekrar değerlendirmek. Ciddi bir Ar-Ge çalışması gerektiriyordu. Bunu başarabilmek bizim için çok kıymetliydi.”

Amaç, hepimizin özen göstermesi gereken dünyadaki karbon ayak izini azaltarak daha sürdürülebilir bir üretim döngüsüne doğru geçiş. Ve bu kapsamda tamamen fabrikamızın üretim atıklarından yeni bir hammadde yaratıp ondan da Prints serisini hazırladık.

Bu seriye dünya üzerinde nesli tükenen alageyik, turna, su aygırı, siyah gergedan ve mavi balina türlerinin ayak izlerini yansıttık. WWF Türkiye ile birlikte yürütüyor, gelirin bir kısmını onlara bağışlıyoruz. Kutu ise bir oyuncağa dönüşüyor. E ticaretin gelişmesi ile kutuda atık miktarı çok arttı. Biz bu oyuncak kutularla onları yeniden kullanıma sunuyor, çocuklarda farkındalık yaratmış oluyoruz. İnsanların kalbine dokunan bir proje geliştirmiş olduk. Esas önemli olan ürününüzü kullanacak olan kişiye dokunabilmek, onun bir derdine çözüm oluşturabilmek.

X