SOCAR Türkiye, Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı Ticaretine Girdi

SOCAR Türkiye, havacılık kaynaklı karbon emisyonlarını azaltmak amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başladı.

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcılarından SOCAR Türkiye, enerji sektöründe sürdürülebilir dönüşümü desteklemek amacıyla Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ticaretine başladığını duyurdu. Şirket, bu alandaki ilk ticari operasyonunu 29 Ocak 2026 tarihinde hayata geçirdi.

Havacılıkta Düşük Karbonlu Dönüşüme Stratejik Katkı

SOCAR Türkiye, düşük karbonlu çözümleri iş modelinin merkezine alan yaklaşımı doğrultusunda, havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltmaya yönelik küresel dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyor. SAF ticaretiyle birlikte şirket, sürdürülebilir enerji portföyünü genişletirken, havacılık ekosisteminde emisyon azaltımına yönelik önemli bir adım atmış oldu.

Türk Hava Yolları ile İş Birliği Süreci Ticarete Dönüştü

Bu kapsamda Türk Hava Yolları ile SOCAR Türkiye arasında 13 Ağustos 2025 tarihinde SAF alanında bir Mutabakat Zaptı imzalanmıştı. Söz konusu anlaşma, enerji ve havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı stratejik iş birliklerini kapsıyordu. 2026’da gerçekleşen ilk ticari SAF operasyonu, bu iş birliğinin somut çıktılarından biri olarak öne çıkıyor.

SAF, Havacılıkta Emisyon Azaltımı için Kritik Bir Araç

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği ve ICAO tarafından belirlenen sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olarak üretilen SAF; yaşam döngüsü değerlendirmelerine bağlı olarak, geleneksel jet yakıtına kıyasla önemli ölçüde daha düşük karbon emisyonu sağlıyor.

Kullanılmış kızartma yağları ve diğer biyolojik atıklar gibi yenilenebilir hammaddelerden elde edilen HEFA bazlı SAF, havacılık sektöründe net sıfır hedeflerine ulaşmak için uluslararası çerçevelerde kritik bir çözüm olarak değerlendiriliyor.

Enerji ve Havacılıkta Ortak Sürdürülebilirlik Vizyonu

SOCAR Türkiye, SAF ticaretiyle birlikte hem enerji hem de havacılık sektörlerinde sürdürülebilirlik odaklı dönüşümü desteklemeyi; çevresel ve toplumsal faydayı merkeze alan yatırımlarını uzun vadeli bir perspektifle sürdürmeyi hedefliyor.