2025 itibarıyla döngüsel ekonomi, artık bir kurumsal sosyal sorumluluk metni değil, bilançoları doğrudan etkileyen bir operasyonel zorunluluk haline geldi. Özellikle batarya üretimi ve rüzgar türbini gibi karmaşık varlıklara sahip enerji sektöründe, materyal akışlarının ve bileşen ömürlerinin yönetimi, geleneksel analitik araçların kapasitesini aşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verileri, 2030’a kadar geri dönüştürülecek EV bataryalarının miktarında katlanarak artış öngörürken, mevcut sistemler bu karmaşıklık karşısında yetersiz kalıyor. İşte bu noktada, üretken yapay zeka (GenAI) bir verimlilik aracı olmaktan çıkıp, tüm değer zincirinin “bilişsel beyni” olarak konumlanıyor ve önümüzdeki 18 ay içinde bu alandaki pilot uygulamaların ticarileştiğini göreceğiz.
Bu yeni sistemin merkezinde, büyük dil modellerinin (LLM) yapılandırılmamış verileri anlama ve işleme kabiliyeti yatıyor. Bir rüzgar türbini kanadının bakım kayıtları, kimyasal kompozisyon raporları, operasyonel sensör verileri ve geri dönüştürülmüş fiberglasın anlık piyasa fiyatı gibi birbirinden bağımsız veri setleri, GenAI tarafından bütünsel bir “materyal pasaportu” oluşturmak için sentezleniyor. Model, bu veriye dayanarak binlerce söküm, onarım ve yeniden üretim senaryosunu saniyeler içinde simüle ediyor. Sonuç olarak, kanadın belirli bir bölümünün onarılmasının mı, başka bir endüstride yeniden kullanılmasının mı, yoksa hammadde olarak geri kazanılmasının mı en kârlı ve çevresel olarak en doğru yol olduğunu belirleyebiliyor. Bu, statik geri dönüşüm planlamasından, dinamik ve öngörüsel varlık yönetimine geçiş anlamına geliyor.
Bu teknolojik sıçramadan en çok etkilenecek olanlar, varlıklarının tüm yaşam döngüsünü yöneterek yeni hizmet modelleri yaratabilecek orijinal ekipman üreticileri (OEM) ve yüksek değerli materyal geri kazanımına odaklanacak atık yönetimi firmalarıdır. Fırsatlar, kaynak bağımsızlığını artırma ve milyarlarca dolarlık yeni bir pazar yaratma potansiyeli taşırken; en büyük risk, tescilli ürün verilerinin paylaşımındaki güvenlik endişeleri ve yüksek başlangıç yatırım maliyetleridir. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamak zorunda olan Türkiye’deki otomotiv ve imalat gibi ihracatçı sektörler için GenAI tabanlı döngüsel modeller, rekabet avantajı sağlamanın anahtarı olabilir. Önümüzdeki bir buçuk yıl içinde izlenmesi gereken kritik metrik, yapay zekanın geri kazanılan materyal başına yarattığı ekonomik değerdeki artış olacaktır.











