Kurumsal Kiralama ve Paylaşım Ekonomisi

Rent2Winn Zirvesi Organizatörü Gökhan Kuyumcu ile Kurumsal Kiralama ve Paylaşım Ekonomisi hakkında konuştuk.

S: Hoş geldiniz.

G: Çok teşekkür ediyorum.

S: Sizi görmek bizi çok mutlu etti. Biz de ilk videomuzu sizinle çekeceğiz. Bugün sizi tanımak istiyoruz. Kendinizi tanıtarak firmanızın faaliyetinden biraz bahseder misiniz?

G: İstanbul Teknik Üniversitesi işletme mühendisliği mezunuyum. Uzun yıllar yaklaşık 20 yıla yakın bir   süre iş ve inşaat makineleri sektöründe çalıştım. Çeşitli satış pazarlama görevlerinde bulundum. Akabinde, sektörel yayıncılık tecrübemiz başladı. Bu alanda işte form makina dergisi ile yola çıktık. Sonra bunu çeşitli kiralama dergilerimiz izledi.

Sonra çeşitli organizasyonlar; işte firmalarla çeşitli Pierre çalışmaları, ortak organizasyonlar ve en sonunda da işte bu sene ilk kez gerçekleştirdiğimiz “Rent2Winn” isimli kiralama ve ikinci el birbirimizi gerçekleştirdik. Vizyonumuz da açıkçası işte hem canlı hem online. Olarak takip edebilen güçlü içeriğe sahip bir etkinliğe artık bundan sonra yıllar boyunca sürdürme.

S: Rent2Winn’in ortaya çıkış öyküsünü, kuruluş amacını ve organizasyon hedeflerini bize biraz anlatır mısınız?

G: Şimdi şöyle bu aslında benim biraz geçmişten gelen birikimle biraz kendine misyon edindiğim bir konu. Çünkü kiralamak aslında paylaşmak yani zaten zirvemizin adını böyle koyduk çünkü kiralamak paylaşmaktır, paylaşmak, verimlilik dedik. Çünkü bu şöyle bir şeye sahip olmak geçmişte aslında herkesin şeyi bu, yana hala da birçok insanın belki geleneksel insanların en büyük bir düşün işte bir her şeyi almış benim olsun diyor ama bu artık çok pahalı hale geldi ve hatta günümüzde ülkemizde çok çok daha pahalı hale geldi. Çünkü kaynaklar sınırlı ve bu kaynaklar sınırlı olduğu için bunun değeri her geçen gün artıyor, insanlar artıyor ve bu kaynakları daha da değerli hale geliyor.

O yüzden hem sürdürülebilirlik hem de verimlilik açısından paylaşarak kullanmayı galiba gelecekte daha fazla öğreneceğiz. Bu kapsamda bizde işte bu benim de kendime seçtiğim vizyon çerçevesinde bunu artık canlı böyle yaratıcı bir içerikle, güçlü bir içerikle insanlara nasıl anlatırız? Nasıl bu konuyu gündeme taşırız, nasıl gündemde tutarız düşüncesiydi. Huzur emeği gerçekleştirmeyi planladık. Bunu aslında pandemi den önce planlamıştık ama tam bizim start vereceğimiz anda pandemi patladı ve bunu 2 yıl kadar ertelemek zorunda kaldık. Ama bu sene ilkini gerçekleştirdik. 22 Mayıs tarihinde gerçekleştirdik. Bundan sonra da bunu sürekli olarak çeşitli platformlarla birlikte güçlendirerek devam etmeyi düşünüyoruz.

S: Evet çok güzel bir zirve oldu. Biz de katıldık.

G: Şimdi tabi Rent2Winn zirvesinin düşünürken burada insanların tabi artık değişen algılarını da yakalamaya çalıştık. Yani burada tamamen fiziksel organizasyonlar artık yeterli değil. Çünkü hem zaman hem de açıkçası maddi koşullardan dolayı bu çok mümkün olamıyordu, olmayabiliyor. Yani hem insanları bir araya getirmekte zaman açısından zorlanıyorsunuz hem de maddi olarak da artık. Organizasyonu düzenlemek büyük bir şey hale geldi.

O yüzden bunu insanların hem fiziki olarak hem online olarak bizim izleyebilecekleri bir hibrit platforma çevirme düşüncemiz oluştu ve bunu da işte bu iş birliği yaptığımız firmalarla birlikte gerçekleştirdi. Organizasyonumuz hem canlı yayınlandı hem de bir şekilde oraya gelen izleyicilerimiz tarafından interaktif bir şekilde sorularla, güncel konularla organize ettik ve burada önemli bir konu insanların ilgisini çekecek ve geleceği bir anlamda yön verecek konu başlıkları belirlemekti. Bu anlamda da sağ olsun sayın İbrahim Aybar çok katkı sağladı.

Bize yine sektörün içinden gelen birçok kişi, bu tabii aslında sadece otomotiv sektöründe değil, iş makineleri işte depolama, istifleme makineleri aslında üretim makineleri yani özünde aslında kiralama zaten şey ortak bir kavram. Yani siz bugün bir otomobil kiralayabilirsiniz, bir scooter kiralayabilirsiniz, bir çiller de kiralayabilirsiniz, soğutma sistemi de kiralayabilirsiniz. Bunların hepsi aslında satın almakla kiralamak; yani paylaşmakla sahiplenmek arasındaki tercihi verme noktasında bu anlamda işte zirvenin kapsamında çeşitli paneller düzenledik. Bu panellerinde aslında her biri ayrı bir merkezidir. Çünkü birinci panelin konusu, sürdürülebilir kiralama. Kiralamanın da kendi içinde sadece bir böyle aldım işte hadi bunu işte birisine verdim, parayı işte faturayı kestim ya da ikinci el sattım sonunda gibi bitmiyor.

Çünkü öncelikle doğru ürünü tespit edilmesi ihtiyacı. Bunun uygun finansman yöntemleri ile satın alınması. Sonra bunu operasyon süreçlerinin tabi profesyonel bir şekilde yönetilmesi. Bu arada tabi artık teknoloji de çok hızlı gelişiyor; işte bilişim bir yandan işte uzaktan takip sistemleri. Artık kiralama firmaları makinalarını tabi artık Excel üzerinden takip etmiyorlar. Yani bu makinaların sanki içindeymiş gibi birebir uzaktan izleyip performanslarında durumlarını ince gözlemek. Ve tabii bunun en sonunda da ikinci el olarak değerlendirilme sürecinde önemli. Çünkü sadece alırken değil, satarken de kazanıyorsunuz.

Bütün bu süreci yönetecek belki de üniversitelerde bir bölüm olacak bir mühendislik dalı olarak düşündük kiralamayı. İlk panelimiz buydu ikinci panelimiz paylaşım konusu tabi bu bizim için tabii en önemli konu. Bu zirvenin aslında çıkış hedef konusu. Paylaşım ekonomisi ve kiralamada yenilikçi modeller, ikinci panelimizin başlığı boyutu sayın İbrahim Aybar’ın işte yönetimini yaptığı. Bu panelde de artık işte biraz önce belirttiğim gibi artık paylaşmanın temel güdü olduğu, olacağı yeni nesilde özellikle zaten sahiplik duygusunun yerini paylaşmak ihtiyacını görmek ve bunu en ekonomik şekilde en verimli şekilde görmek var.

Bu hayatın her aşamasında oluyor. Bu sadece işte dediğim gibi otomotivde değil, makinede değil, hemen hemen aslında hayatın her alanında gerçekleşiyor. Siz bugün bir yere gideceğiniz zaman işte arabanıza binmek yerine bir toplu taşıma aracını seçtiğiniz anda paylaşmaya başlamış oluruz. Peki o paylaşmakla bir anlamda sizin hem çevreyi korumuş oluyorsunuz. Hem ekonomimizi korumuş oluyorsunuz. Hem bir anlamda ülkemiz için de kaynaklarınızı daha verimli kullanmış olursunuz. Herkese kazandıran bir sistem olarak düşünüyoruz ve son panelinizde ikinci el, ikinci elde güven ve kazanç panel iyiydi.

Çünkü makinelerin işte ya da araçların neyse ki tüm bunların. Çok verimli hem kazançlı hem de güvenilir bir ortamda paylaşılması gerekiyor. Burada ikinci evde tabi önemli olan bir derinlik sağlayabilmek. Yani sizin bir ürünün gerçek değerini ulaşabilmesi için orada alıcıya ve satıcıya liderlik sağlamanız gerekiyor. İşte bu konudaki şeyde biz dünya genelinden bir perspektifle bakarak dünyada bu iş nasıl yürüyor, Türkiye’de nasıl yürüyor, gelecek nereye doğru gidiyor? Kiralama firmaları, profesyonel yapılar büyüdükçe ikinci el konusunu çok daha güçlü bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Bu anlamda gelecek vizyonunda bir yandan da zirve bizde çizmiş olduk.

S: Evet, harika. Kiralama ve ikinci el sürdürülebilirlik anlamında dünyamız için de çok önemli bir konu. Sizce ülkemiz bu konuya nasıl bakıyor? Yani hazır mıyız bu ikinci el sürdürülebilirliğe?

G: Aslında her geçen gün daha hazır oluyoruz. Yani tabi ki sahiplik güdüsü çok yüksek bir milletiz yani benim olsun, kapında dursun çalışmasın. İşte şimdi birçok insan düşündüğümüz zaman bir aracınız var, belki haftada eğer şirket aracımız değilse kendi aracınızla belki haftada 2 gün kullanıyoruz. Onun dışında bu aracımız durduğu yerde duruyor. Aslında bu çok ciddi bir değer, olduğu yerde değerlendirilmeden duran bir değer.

Bu araç olduğu yerde kirleniyor, yıkmaya götürüyorsunuz, yıpranıyor durduğu yerde. Yani bu aslında işte yavaş yavaş toplumda oturmaya başlayan bir bilinç. Türkiye’de de tabi bu paylaşım konusu kiralama konusu. Bu aslında bir nebze ilk başlangıcı bunun otomotiv sektöründe oldu. Zamanla tabi sanayi makinalarını doğru gelişti. Burada kullanılan çeşitli istihdam makineleri depolama makineleri işte birçok ekipman da artık daha çok yaygın halde kullanılmadığı, kiralamak, paylaşmak, satın almak. Yani bu konuda tabi ki her geçen gün dediğim gibi biraz daha bilinçli deniyoruz diyebilirim.

H: Bu bahsettiğiniz daha büyük çapta bir makinenin kiralanmasına yönelik işlemler herhangi bir yazılım üzerinden geliştirilmiş bir teknoloji üzerinden mi yapılıyor? Yoksa bildiğimiz kiralama işlemleri üzerinden, bir eski ekonomi üzerinden mi devam ediyordu?

G: Tabi şöyle, yani bu işi profesyonel anlamda yapan firmalarda müşterinin ihtiyacını tespit etme noktasında ciddi bir destek veriliyor, işte destek sağlanıyor. Bunu yapan mesela BorusanCat. Işte kiralama konusunda profesyonel anlamda hizmet veren bir firma, öncelikle müşterisinin sahasında yerinde, işte koşullarında çeşitli ölçümler, analizler, bilgiler derlenip buna göre müşteriye en uygun makine çözümü öncelikle sunulması hedefleniyor. Yoksa müşterinin size doğrudan gelip bana işte şu modelleri verin, fiyatı ne kadar olur?

Direk böyle bir şey yöntemi aslında ticaret yöntemi artık pek kalmadı. Çünkü o aldığı makine müşterinin kendi tespit ettiği makine ya da işte araçlar aslında gerçek ihtiyacı olmayabilir. Belki ihtiyacından daha büyük ekipmanları satın almış olabilir ve bu onun yakıt maliyetlerini artırabilir. Gereksiz yere yüksek bedeller ödemesine sebep olabilir. Tam tersi de söz konusu yani ihtiyacını bugün görecek ama belki yarın, 2 gün sonraki ihtiyacını karşılayacak şeyler olabilir. Tabii bu paylaşımı kiralama yöntemiyle aslında firmaları bu esnekliği de sağlıyordu yandan. Çünkü ihtiyacınız değiştiği taktirde kiraladığınız ekip anda değiştirebiliyorsunuz. Yani satın aldığınız şeyi alıp hemen tekrar satıp tekrar almak gibi bir düşünceniz yok.

Biz de çözüm sağlayan firmadan sorununu anlatıp yeni bir çözüm olabiliyorsunuz. Bu da aslında ciddi bir esneklik tabi avantaj sağlıyor. Yani bu alanda Türkiye’de de artık yazılımlar, çeşitli ekipmanlar, donanımlar, takip sistemleri çok ciddi verim sağlıyor. Yani şöyle bir örnek vereyim, bir maden sahasında çalışan bir iş makinesini operatörün ne kadar verimli kullandığını oturduğunuz ofisinizdeki bilgisayardan takip edebiliyorsunuz. Yani operatörün fren pedalına ne kadar bastığı, işte ne kadar basması gerektiği bu makineyi işte.

Gereksiz yere ne kadar aktarma organlarına yük bindirdiği yani bunu artık bir firma sahibi olarak siz takip edebiliyorsunuz. Bunu firmasının sahibi de takip edebilir ya da bir kiralama firması iseniz sizin kilonuzdaki ekipmanların verimliliğini takip etmek üzere filo üreticinize takip edebilir ve bu da sonuçta uzun vadede size bir anlamda ikinci el değerini artırma, ekonomik ömrü uzatma konusunda ciddi bir şey sağlayacaktır. Avantaj sağlayacaktır.

H: Son sorumu sorayım, sonra Sertan’a bırakayım. Bu kurumsal kiralamalarda bilinen devletin ya da kamu kuruluşları herhangi bir teşviği ya da desteği söz konusu oluyor mu?

G: Firmalar için şu anda kamu kurumlarında kiralamaya yönelik aslında çok net bir bilinç oluşmuş durumda değil. Kamu kurumlarında hala satın almak çok daha önünde gidiyor ama çeşitli komiteler kuruldu. Bununla ilgili çeşitli faaliyetler var. Bu tabii biraz daha otomotiv sektöründe biraz daha önden gidiyor ama diğer alanlarda da diğer ürün gruplarında arkadan gelecektir diye tahmin ediyorum.

Ama neden olmasın? Tabi ki kamuda çünkü çok büyük bir satın alma. Bunu şu anda çeşitli ihale yöntemleri ile yapıyorlar. Halen yani bir kamu kuruluşu ihtiyacı olan makine ekipman araçla ilgili dönem dönem çeşitli ihaleler açıyor ama bu sizin de belirttiğiniz gibi çok daha profesyonel çeşitli yazılımlarla otomatize edilerek çok daha iyi koşullarda sağlanabilir. Önü açık, işte gelişmeye çok açık bir sektör inşallah bunu birlikte kuracağız.

S: Gökhan Bey son bir soru sorayım ben size, 2023 yılına yönelik gerçekleştirmeyi planladığımız hedefler nelerdir acaba?

G: 2023 yılında tabi ki ilk hedefimiz Rent2Winn zirvenin ikincisini gerçekleştirmek. Bu zirveyi artık çok daha güçlü, çok daha etkili, daha geniş kanallarda yayınlanarak yayınlanacak şekilde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ama tabi ki bunu yılda bir kere yapılan bir organizasyon olmaktan çıkarmakta istiyorduk bir yandan. Çünkü mikro ölçekte de aslında alt sektörlerde de yapılabilecek çeşitli çalışmalar var yani.

Tabi ki kiralamayı en çatıda ortak bir alan olarak görüyoruz ama farklı sektörlerdeki şeyler öncelikleri farklı olabiliyor. Yani bugün bir otomotiv sektöründeki beklentilerle bir işte yükseltme platformları kiralama sektöründeki beklentiler farklı. İkisinin kiralama süreleri, oradaki operasyon süreçleri, işte bunların hepsini ayrıştıracak şekilde belki sektörlere özel mikro organizasyonlar gerçekleştirebiliriz.

H: Bizim bu seneki hedeflerimizden bir tanesi aslında yeniliğe açık daha farklı bir şeyler yapmayı hedefleyen işte sanayinin ihtiyacı olan noktaları, işte teknolojik aletleri, teknolojik işte platformları kullanarak yayınlamak istiyoruz. Burada herhangi bir makine mühendisliği konusu da olabilir, işte sizin gibi sektöre farklı bakan farklı bir çözüm üreten formlar da olabilir. O yüzden çok da örtüşüyor gittiğimiz yollar.

G: Yani şöyle söyleyeyim, son olarak aslında işte İbrahim Aybar Bey’den bahsetmiştim. Kendisi uzun yıllar otomotiv sektöründe Türkiye’de liderlik etmiş bir insan. Son olarak kendileri PAYDER isimli bir dernek kurdular. Paylaşım ekonomisi derneği, bende bu derneğe üye olmak için başvurdum. Bu aslında zirve vesilesiyle de oldu.

Birazda bu gerçekten bu bizim zirvemize de aslında çok değer kattı. Daha önce de belirttiğim gibi ve bundan sonra bu vizyonla açıkçası sonuçta kiralamanın da dediğim gibi paylaşım ekonomisi üzerine kurulu olduğunu paylaşım rekoru tabi ki bunun üzerine kurulduğunu düşünerek bu amaca yönelik artık her türlü organizasyonda her türlü çalışmayı yapmak bizim için gerçekten bir misyon oldu. Yani şunun için söylüyorum siz kiraladığınız zaman sadece diğer insanlarla o kiraladığınız ürünü paylaşmıyorsunuz, belki örneğin bir otomobil kiralıyorsunuz değil mi? Bu belki 2 yıl, 3 yıl o aracı siz kullanıyorsanız.

Aslında paylaşmıyorsunuz gibi gözüküyor ama paylaşıyorsunuz. Neyi paylaşıyorsunuz? Bu aracın finansmanını paylaşıyorsun, profesyonel kişilerle o aracın bakımlarını paylaşıyoruz. Bu işi profesyonel bir şekilde yapan uzman teknisyenlerle ve sonra iyi şekilde değerlendiren, ikinci elini değerlendiren uzmanlarla paylaşmış oluyorsunuz. Yani sonuçta bizim vizyonumuz bu ve bu yolda çeşitli organizasyonlarda yer almayı, geliştirmeyi, organize etmeyi bundan sonra da sürdüreceğiz.

H: O zaman ikinci zirvenin öncesinde ya da sonrasında bunu tekrar yapalım. Yani ikinci zirvenin izinde düzenledikten sonra belki başka yeniliklerle.

G: Tabi kesinlikle, eminim. Yani bu süre içinde farkındalıkla çok daha farklı şeyler gelecektir, daha kapsamlı olacaktır tahmin ediyorum. Çünkü bu konunun çok geniş bir kapsama alanı var. Genelden başlayıp sonra daha özele inecek ciddi bir alt yapısı olacağına inanıyorum.

H: Ben çok memnun oldum Sertan’a bırakayım sözü.

S: Çok memnun olduk biz, Rent2Winn’in ikinci zirvesini de iple çekiyor olacağız. Çok teşekkür ederiz bize vakit ayırdığınız için. Tekrar başarılar diliyoruz.

G: Ben çok teşekkür ederim. Ben de sizlere teşekkür ediyorum. Sizde zirvemize onur verdiniz, katıldınız, izlediniz. İnşallah önümüzdeki sene çok daha verimli bir şekilde gerçekleştirmeyi diliyoruz.

X