EY-Parthenon Raporu: Enerji Maliyetleri Yeniden Yapılandırmaları Hızlandırıyor

Coins stacked in the foreground with miniature wind turbines on top, symbolizing investment in clean energy against a blurred city skyline at sunset.

EY-Parthenon raporuna göre enerji ve hammadde maliyetleri yeniden yapılandırma işlemlerini artırırken otomotiv ve imalat öne çıkıyor.

EY-Parthenon tarafından yayımlanan Avrupa Yeniden Yapılandırma Nabzı Araştırması’nın sekizinci sonuçları, Avrupa genelinde finansal yeniden yapılandırma faaliyetlerinin hız kazandığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan bankacılık sektörü yöneticilerinin %60’ı 2025’in ikinci yarısında daha fazla yeniden yapılandırma işlemi gördüğünü belirtirken, %73’ü ise 2026’nın ilk yarısında bu işlemlerin daha da artmasını bekliyor.

Araştırma, enerji ve hammadde maliyetlerindeki yükselişin şirketler üzerindeki en önemli baskı unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Otomotiv ve İmalat Sektörü Baskı Altında

Rapora göre finansal yeniden yapılandırma işlemlerinin en yoğun görüldüğü sektörlerin başında otomotiv ve imalat geliyor.

Otomotiv sektöründe elektrikli araç dönüşümü, hızla değişen teknoloji, Çin kaynaklı rekabet, ABD tarifeleri ve yüksek üretim maliyetleri şirketler üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu durum, birçok şirketi iş modellerini yeniden gözden geçirmeye ve operasyonlarını yeniden yapılandırmaya yönlendiriyor.

İmalat sektöründe ise özellikle enerji yoğun ve düşük katma değerli üretim yapan işletmeler zorlanıyor. Artan üretim maliyetleri, küresel rekabet baskısı ve yapay zekâ odaklı dönüşüm ihtiyacı sektörün yeniden yapılanma sürecini hızlandırıyor.

Tarım Sektörü İlk Üçte

Araştırmada dikkat çeken bir diğer gelişme ise tarım sektörünün yeniden yapılandırma baskısının en yoğun hissedildiği üçüncü sektör konumuna yükselmesi oldu.

Ukrayna-Rusya savaşı sonrası artan lojistik maliyetleri ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler tarımsal üretim maliyetlerini yükseltirken, gübre ve diğer girdilerdeki fiyat artışları da sektör üzerinde baskı oluşturuyor. Buna karşın son dönemde yaşanan yüksek üretim nedeniyle tarım ürünlerinde fiyatların gerilemesi, şirketlerin kârlılığını ve nakit akışını olumsuz etkiliyor.

Tarımın ardından yeniden yapılandırma faaliyetlerinin yoğunlaştığı sektörler arasında perakende, inşaat ve yapı malzemeleri, ulaşım, gayrimenkul, tüketici ürünleri, enerji ve altyapı ile metal ve madencilik yer alıyor.

Şirketler Yeniden Finansman Yerine Yapılandırmayı Tercih Ediyor

Rapor, yeniden yapılandırma süreçlerinde kredi vadelerinin ve borç koşullarının yeniden düzenlenmesine yönelik uygulamaların önem kazandığını ortaya koyuyor.

Birleşme ve satın alma işlemleri de yeniden yapılandırma araçları arasında daha fazla tercih edilirken, yeniden finansman ve varlık satışları önceki dönemlere göre daha düşük seviyelerde kalıyor.

Araştırmaya göre bankalar için yeniden yapılandırma kararlarında en önemli unsurların başında mevcut hissedar desteği ve uygulanabilir bir iş planı geliyor. Yeni finansman desteği ise çoğunlukla mevcut kreditörler tarafından sağlanırken, borç fonlarının süreçlerdeki rolü giderek artıyor.

Türkiye’de 2026’nın İkinci Yarısında Hareketlilik Bekleniyor

EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı ve Sermaye ile Borç Danışmanlığı Lideri Orçun Makal, Avrupa’daki eğilimlerin Türkiye’ye de yansıdığını belirterek yüksek finansman maliyetleri, likidite baskıları ve değişen piyasa koşullarının şirketleri yeniden yapılandırma süreçlerine yönlendirdiğini ifade etti.

Makal, Türkiye’de özellikle Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) Çerçeve Anlaşması kapsamında yürütülen çalışmaların şirketler ve kreditörler arasında daha sürdürülebilir çözümler geliştirilmesini sağladığını vurguladı.

Türkiye’de yeniden yapılandırma faaliyetlerinin Avrupa’daki gelişmelere paralel şekilde özellikle 2026 yılının ikinci yarısında daha da hız kazanması bekleniyor.

Güven ve Şeffaflık Kritik Rol Oynuyor

Araştırma sonuçları, yeniden yapılandırma süreçlerinde yalnızca finansal çözümlerin değil, aynı zamanda hissedar desteği, şeffaf iletişim ve güvenilir iş planlarının da kritik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Uzmanlar, şirketlerin mevcut ekonomik koşullarda dayanıklılıklarını artırabilmek için finansal yapılarını gözden geçirmeleri, paydaşlarla güçlü iletişim kurmaları ve uzun vadeli dönüşüm planları oluşturmaları gerektiğine dikkat çekiyor.