E-Ticaret Düzenlemesi Platformları Değil, Üreticileri ve Çalışanları Etkileyecek

Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Kızılbay, e-ticaret düzenlemesinin ekosistemde yer alan satıcıları, üreticileri ve çalışanları yakından etkileyeceğine dikkat çekti.

Elektronik ticaretin düzenlenmesine ilişkin kanunda yapılan değişikliklerin resmi gazetede yayınlanmasıyla birlikte gözler, 1 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek olan yasayla üretici, satıcı ve çalışanların nasıl etkileneceğine döndü. Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Kızılbay, söz konusu düzenlemenin e-ticaret ekosisteminde yer alan satıcıları, üreticileri ve çalışanları yakından etkileyeceğine dikkat çekerek, “yasa yürürlüğe girmeden önce bazı maddelerin yeniden düzenlemesi gerekir” dedi.

E-ticaret platformlarının çok kıymetli şirketler olduğuna dikkat çeken Dr. Kızılbay, “Bunlar çok kıymetli şirketler. Bu şirketler sanki yanlış bir iş yapıyormuş gibi bir anda müdahale ederek hizaya sokmaya çalışmak iletişim açısından yanlış. Bu şirketlerin sürdürdüğü inanılmaz bir operasyonel süreç var. Milyonlarca insan bu sektörden bir şekilde kazanç sağlıyor. Bunu yanlış bir iş yapıyor gibi frenlemek, cezalandırmak çok büyük bir yanlışa kapı açar” açıklamasını yaptı.

“500 Bin Satıcı Doğrudan Etkilenecek”

Dr. Kızılbay, yasadaki maddeler çerçevesinde platformlara yapılacak harcama kısıtlamalarının, doğrudan platformun temelini oluşturan satıcıları etkileyeceğini belirterek “Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS) verilerine göre yaklaşık 500 bin işletme pazaryerlerinde satış yapıyor. Satıcıların bu platformlar aracılığıyla gerçekleştirdiği satışlarla Türkiye ekonomisi için geçen yıl yarattıkları 381,5 milyar TL’lik ciddi bir katkı söz konusu. Aynı hacmin genel ticaretteki karşılığı yüzde 17.7 seviyesinde. Bu hacmin 2022 yılı sonunda 560 milyar TL olması öngörülüyor. Elektronik ticaret ile ilgili birtakım düzenlemelere ihtiyaç duyulabilir; ancak düzenleme yaparken dikkatli olmak lazım. E-ticaret şirketleri yeni dönemin ve geleceğin şirketleri. Vergilendirme, pazarlama ve indirim kısıtlamaları gibi konular gündeme geldiğinde, bu şirketlerin temsilcilerinin, derneklerin ve kamunun da masada yer alarak bizzat görüşlerini paylaştıkları bir ortam yaratılması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Yasanın reklam kısıtlaması ile ilgili maddelerine dikkat çeken Dr. Kızılbay, “Rekabette yeni oyunculara yer açıyoruz deniliyor ancak bu büyük harcamalar günün sonunda TV, gazete, radyo gibi medya kuruluşlarına gidiyor. Medya kuruluşları, bu ekosistemin yarattığı ekonomiden kazanç sağlayanların yalnızca bir kısmı” ifadesiyle e-ticaret ekosisteminin dışında olan fakat yasadan etkilenecek diğer paydaşlara dikkat çekti.

“İnsanlar İşsiz Kalır”

Dr. İsmail Kızılbay, yasadaki kademeli vergilendirme sistemiyle ilgili olarak ise, “Vergilendirme ve lisans ücretlendirmesindeki adil olmayan oranlar ile pazaryerlerini küçültme ya da belirli bir seviyede tutma kaygısı, e-ticaret ekosisteminde büyük bir boşluk yaratacak. Platformlar yasadaki satış hacimlerinin üzerine çıktığı an geri adım atmak zorunda kalacakları için ister istemez bu hacmin üzerine çıkamayacak. Günün sonunda yasa, bu platformları oluşturan ve satış yapan KOBİ’leri, esnafları, bireysel satıcıları, kuryeleri, platformların IT çalışanlarını ve yazılımcılarını etkileyecek. Dolayısıyla yasa e-ticaret platformlarını değil, satıcıları küçültüp operasyonun içindeki çalışanları etkileyecek” dedi.


“Platformlar Pozitif Değerlere Teşvik Edilmeli”

Dr. İsmail Kızılbay, yasanın e-ihracatı teşvik ederek önünü açmasını örnek göstererek “Bu şirketlerin istihdama katkıları ortada. Platformları küçültmek ya da engellemek, platformların hâlihazırda istihdam ağında yer alan insanlara zarar verecek ve bu insanlar işsiz kalacak. Ben yasa aracılığıyla bu platformları oranlar ve rakamlarla kısıtlamak yerine, ‘X satış hacminin üzerine çıktığınızda Y kadar kişiyi daha istihdam etmeniz gerekir’ gibi pozitif kriterler görmek isterdim” dedi.

“Yabancı Yatırımcıyı ve Platformları Ürkütür”

Öğretim Görevlisi Dr. İsmail Kızılbay, Türkiye e-ticaret ve etki ekosisteminin yanı sıra yasanın yabancı yatırımcıları etkileyeceğine “Türkiye pazarına girmek isteyen platform veya yatırımcı varsa bu yasadaki kısıtlamaları ve adil olmayan düzenlemeleri görüp vazgeçebilir” sözleriyle dikkat çekti.

Sektöre yönelik düzenlemelerin, sektör temsilcileri ve paydaşlarıyla birlikte yapılması gerektiğini savunan Dr. Kızılbay, “Vergi, kısıtlamalar ve yasadaki diğer konu başlıklarının, sektör temsilcilerinin bir araya gelerek tekrar görüşülmesinin daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. Platformların bugünkü büyüklük hacimlerine ulaşmalarının arkasında ciddi bir başarı söz konusu. Yasanın da büyümeyi frenlediği açık. Dolayısıyla bu başarıyı göz ardı etmeden düzenleme yapılması gerektiği taraftarıyım. Çok sayıda oyuncunun bulunduğu bir alanda bazılarının ön plana çıkması, kendi başarıları ile ilgili. Aynı başarıyı diğer şirketlerin de elde edebileceğini düşünmek nasıl bir öngörü, anlamış değilim. Başarılı olanları aşağı çektiğinizde, diğerleri açılan boşlukları dolduracak şeklinde bir öngörü mü var, bilmiyorum” şeklinde ifade etti.

X