DeFacto, “İklim Pozitif Marka” Olma Yolunda İlerliyor

2014’te imzaladığı BM Küresel İlkeler Sözleşmesi doğrultusunda hazırladığı yol planı ile 2050 yılında “iklim pozitif marka” olmayı hedefleyen DeFacto, 2023’e dek yüzde 100 sıfır atık, 2030’a dek yüzde 100 yenilenebilir enerji tüketimi amaçlıyor.

DeFacto, 2014’te imzaladığı Birleşmiş Milletler (BM) Küresel İlkeler Sözleşmesi doğrultusunda hazırladığı yol planı ile 2050 yılında ‘iklim pozitif marka’ olmayı hedefine koydu.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, 2025 yılında faaliyet gösterdiği ülke sayısını iki katına çıkartarak 180’e yükseltmeyi hedefleyen DeFacto, globalleşme stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği alıyor ve tüm operasyonlarında sürdürülebilir değerler oluşturmaya odaklanıyor.

BM Küresel İlkeler Sözleşmesi kapsamında yeni yol haritasını açıklayan DeFacto, çevre dostu ürünler için ham madde tedarikinden başlayarak ürün döngüsü boyunca iyileştirme çalışmaları gerçekleştiriyor.

Aynı zamanda şirket, ulaştığı nihai tüketicinin de karbon ayak izini azaltmasına destek olacak adımlar atıyor, böylece bir yandan tüketicilerin ilk tercihi olmaya devam ederken bir yandan da dünyanın sürdürülebilirliğine hizmet ediyor.

– DeFacto, sürdürülebilir modaya öncülük ediyor

Pet şişe gibi doğaya zarar veren atıkları geri dönüştürerek elde edilen tişörtler ve susuz üretilen pantolonlar gibi sürdürülebilirlik alanında uzun yıllardır yenilikçi çalışmalara imza atan marka ‘DeFacto Life’ çatısı altında bu çalışmalarına ivme katıyor.

Her bir DeFacto Life ürünü, organik pamuk, BCI pamuk ve geri dönüştürülmüş polyester gibi sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmiş materyaller üretiliyor.

Bu kapsamda 2022’de Better Cotton Initiative üyesi olan marka 2023’te BCI pamuk kullanımını yüzde 15’e yükseltmeyi hedefliyor.

Bunun yanında enerji ve su tasarrufu yapan ve kimyasal kullanımını kısıtlayan üretim yöntemleri geliştiriyor ve bu sayede ilkim üzerindeki olumsuz etkileri azaltarak sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için çalışmaya devam ediyor.

DeFacto Life’ın en yenisi ise Elma Derisi DeFacto Life Koleksiyonu. Bu koleksiyondaki tüm ürünler elmaların endüstriyel olarak işlenmesinden sonra geriye kalan elma kabuğu ve posa atıklarının geri dönüştürülmesiyle üretildi.

Moda sektöründe vegan deri kullanımının öncü uygulamalarından biri olan koleksiyon DeFacto’nun güçlü sürdürülebilirlik hedeflerinin ve yenilikçiliğinin bir simgesi olarak dikkati çekiyor.

Tasarımdan ürüne, üründen üretime, üretimden müşteriye kadar tüm süreçlerde sürdürülebilirlikten güç alarak dünyayı, insanları ve toplumu daha iyi bir noktaya getirmeye katkı sağlayan şirket bir yandan da paydaşlarının çevre yasalarına uyumunu denetimlerle sorguluyor ve gelişimlerini destekliyor.

Teknoloji alanındaki gücünü sürdürülebilirlik hedeflerini gerçekleştirmek üzere kullanan marka, ham maddeden ürüne döngüsellik ve izlenebilirlik için kendi yazılımlarını geliştiriyor ve bunları tedarikçileri ile de paylaşıyor.

– DeFacto, sürdürülebilirlik alanında güçlü hedefleriyle 2050 yılına hazırlanıyor

Globalleşme vizyonu ve sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda DeFacto, 2023 ve 2030 yıllarını baz alan öncü hedefler belirledi.

Bu dönemde marka, koleksiyonlarının yüzde 35’ini sürdürülebilir kılmaya, hammaddelerinde ise yüzde 20 sürdürülebilir pamuk ve geri dönüştürülmüş polyester kullanmaya odaklanacak.

Aynı zamanda marka, tüm ambalaj ve paketlerinin yüzde 100 geri dönüşümlü ve sürdürülebilir, ürün etiketlerinin ise yüzde 100 sürdürülebilir FSC sertifikalı olmasını sağlayacak.

Bu süreçte eko verimli mağaza hareketini de hayata geçirecek olan marka, sıfır atık prensibi ile operasyonlarından kaynaklı tüm atığın geri dönüştürülmüş ve yeniden kullanılmış olmasını da hedefliyor.

2030’da ise DeFacto, koleksiyonlarının yüzde 90’ını sürdürülebilir kılacak. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonlarını yüzde 55, kapsam 3 sera gazı emisyonlarını ise yüzde 25 azaltacak. Ayrıca marka, 2030’da kendi lokasyonlarında yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımı hedefi doğrultusunda yatırım çalışmalarını da başlattı.

Tüm bu çalışmalarıyla DeFacto emisyonlarını sıfırlayarak 2050 yılına ‘iklim pozitif marka’ olarak girmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda marka, sürdürülebilir geleceğin inşa edilmesinde aktif rol almaya devam edecek.

X