BİM Tohum Projesinde Üçüncü Faz: 3 Milyon Tohum Daha Atılıyor
BİM ve Ecording iş birliğiyle yürütülen ağaç tohumu projesinin üçüncü fazında 3 milyon tohum daha drone teknolojisiyle doğayla buluşuyor.

Sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda çevresel etkisini azaltmaya yönelik projeler geliştiren BİM, Türkiye’nin ormanlaştırılmasına katkı sağlamayı sürdürüyor. Ecording iş birliğiyle geçtiğimiz yıl başlatılan ağaç tohumu projesinin üçüncü fazında, drone teknolojisi kullanılarak 3 milyon ağaç tohumu daha doğayla buluşturuluyor.
Daha önce ilk iki fazda toplam 5,5 milyon tohumu toprağa kazandıran BİM, bu hamşeyle birlikte toplam tohum sayısını 8,5 milyona yükseltmiş oldu.
BİM Ağaç Tohumu Projesinin Öne Çıkan Etkileri
Toplam Tohum Sayısı: 8,5 Milyon (İlk faz: 2,5M, İkinci faz: 3M, Üçüncü faz: 3M)
Kapsanan Alan: 152 futbol sahası büyüklüğünde (106 hektar)
Oksijen Üretim Kapasitesi: 759.265 kişinin bir yıllık oksijen ihtiyacına denk katkı
Teknoloji: Drone ile havadan tohum atımı ve QR kodlu takip sistemi
Sosyal Etki: İklim krizinden etkilenen bölgelerdeki kadınların tohum işleme süreçlerine katılımı
Dost Süt Ambalajlarıyla Tohumların Büyüme Yolculuğu İzlenebilecek
Projeye müşterilerini de dahil eden BİM, üzerinde "Dost’tan Doğaya" ambalajı yer alan Dost Süt ürünlerini 25 Ağustos itibarıyla raflara çıkarıyor. Müşteriler, ambalaj üzerindeki QR kod aracılığıyla ulaştıkları tohum takip sistemi üzerinden ekilen tohumların büyüme sürecini adım adım canlı olarak takip edebilecek.
Projeye ilişkin görüşlerini aktaran BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, doğaya ve topluma karşı sorumlulukla hareket ettiklerini belirterek şunları ifade etti:
“BİM olarak sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimizin merkezine koyuyor; doğaya, topluma ve geleceğe karşı sorumluluğumuzla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 2025 yılında Ecording ile başlattığımız ağaç tohumu projesinde bugüne kadar 5,5 milyon tohumu doğayla buluşturduk. Bu yıl eklediğimiz 3 milyon tohumla birlikte toplam 8,5 milyon tohuma ulaşarak projenin çevresel etkisini daha da büyüttük. Ülkemizdeki ekosistemlerin onarılmasına sunduğumuz somut katkının yanı sıra yerel toplulukların güçlenmesine de destek oluyoruz”