Kastamonu Entegre, Atık Dönüşümünde Güçlü Adım Attı

Person in a yellow jacket sorts recycling into blue, red, green bins on a city sidewalk with bottles nearby.

Kastamonu Entegre, COP31 öncesi konferansta geri kazanılmış atıklarla üretim hedeflerini ve sürdürülebilirlik stratejisini paylaştı.

Türkiye’nin iklim gündeminde önemli bir yer tutan COP31 öncesinde düzenlenen etkinlikler kapsamında, Yeşil İş Platformu tarafından organize edilen COP31’e Doğru Sürdürülebilirlik Konferanslarının ilk oturumu 8 Nisan’da Gebze’de gerçekleştirildi.

Oturumun sponsorluğunu üstlenen Kastamonu Entegre, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını ve gelecek hedeflerini paylaştı.

Geri Kazanılmış Atıklarla Üretim Modeli

Kastamonu Entegre Tedarik Zincirinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halim Sırçancı, şirketin üretim süreçlerinde geri kazanılmış sanayi atıklarının önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Sırçancı, kereste atıkları, paletler, talaş ve mobilya atıkları gibi kaynakların temizlenerek yeniden üretime kazandırıldığını ifade etti.

Şirketin mevcut üretiminin yaklaşık üçte birinin geri kazanılmış atıklardan sağlandığını vurgulayan Sırçancı, belirli ürün gruplarında bu oranı kademeli olarak %100 seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Bu yaklaşımın hem maliyet avantajı hem de çevresel fayda sağladığını dile getirdi.

Atık Yönetimi Stratejik Bir Alana Dönüştü

Konferansta sürdürülebilirliğin üretimden tedarik zincirine kadar geniş bir perspektifte ele alındığını belirten Sırçancı, atık yönetiminin artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda sektörün geleceğini belirleyen stratejik bir alan haline geldiğini ifade etti.

İtalya’daki tesislerinde uygulanan modelin atığın ekonomik değere dönüştüğünü gösterdiğini belirten Sırçancı, Türkiye’de de benzer bir ekosistemin kurulabileceğine dikkat çekti.

Sürdürülebilirlik için Ekosistem Vurgusu

Sırçancı, sürdürülebilir dönüşümün yalnızca şirketlerin bireysel çabalarıyla mümkün olmadığını, tüm paydaşların sürece dahil olması gerektiğini vurguladı. Tedarikçilerden müşterilere, lojistikten üretime kadar geniş bir iş birliği ağına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Yerel yönetimler, üniversiteler ve kamu otoritelerinin desteğiyle doğru mevzuatın oluşturulmasının kritik olduğunu ifade eden Sırçancı, bu sayede atıkların ekonomiye kazandırılmasının mümkün olacağını söyledi.

Uzun Vadeli Yatırım ve Rekabet Gücü

Artan maliyetlerin sektör üzerindeki etkisine de değinen Sırçancı, kaynak verimliliği ve geri kazanımın rekabet avantajı sağladığını belirtti. İhracatın sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir denge unsuru olduğunu ifade etti.

Şirket olarak uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ettiklerini vurgulayan Sırçancı, 50-60 yıl hizmet verecek tesisler inşa ettiklerini ve tüm yatırımların merkezine sürdürülebilirlik ile etkin kaynak yönetimini koyduklarını sözlerine ekledi.