Rüzgâr ve güneş projelerinde izin süreçleri hızlandı. ARI-ES Enerji, 2035 hedefleri doğrultusunda devreye alma performansının kritik olacağını vurguluyor.
Yenilenebilir enerji yatırımlarında rüzgâr enerjisi, proje stokunun yatırıma dönüşme hızı ve devreye alma performansı açısından öne çıkıyor. Özellikle izin süreçlerini tamamlamış projelerin 2026 itibarıyla sahada karşılık bulması beklenirken; zaman yönetimi ve uygulama disiplini sektörün ana belirleyicileri arasında yer alıyor.
2025 yılı ve 2026’nın ilk çeyreği, izin süreçlerinde yapılan iyileştirmeler açısından en yapıcı dönemler arasında gösteriliyor. Ortalama 5,4 yıl olan yatırıma geçiş sürelerinin orta vadede 15–18 ay bandına çekilmesi mümkün görünüyor.
2035 Hedefleri Yatırım Hızını Zorunlu Kılıyor
ARI-ES Enerji, 2026 beklentilerini Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedefleri çerçevesinde değerlendiriyor. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisinde toplam 120 bin MW kurulu güce ulaşma hedefi, her yıl ortalama 7,5–8 bin MW yeni kapasitenin devreye alınmasını gerektiriyor.
ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, yatırımların hız kaybetmeden devreye alınmasının sektörün yatırım iştahını koruması açısından kritik olduğunu vurguluyor.
40 Bin MW’lık Portföyde Aktif Rol
Şirket, rüzgâr ve güneş projelerinde toplam 40.000 MW’lık portföyün yaklaşık %25’ine karşılık gelen 10.000 MW’lık bölümünde aktif proje geliştirme süreçlerini yürütüyor.
Bu portföy içinde özellikle 25.000 MW’lık rüzgâr enerjisi (RES) projelerinin önemli bir kısmının 2026 itibarıyla sahaya taşınması öngörülüyor.
ARI-ES Enerji Genel Müdürü Ebru Arıcı, rüzgâr enerjisinde oluşan proje birikiminin artık sahada karşılık bulması gerektiğini belirterek, yatırıma geçiş sürelerinin kısaltılmasının ve mevcut kapasitenin etkin şekilde devreye alınmasının kritik olduğunu ifade etti.
Arıcı’ya göre önümüzdeki dönemde hız, zaman yönetimi ve devreye alma performansı; sektörün en önemli gündem başlıkları arasında yer alacak.
Yenilenebilir enerji yatırımlarında rüzgâr ve güneş projelerinin sahaya taşınma temposu, Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşmasında belirleyici rol oynayacak.











