Antalya’daki Sel Tarımda Drenajın Hayati Rolünü Gösterdi

Antalya’daki sel felaketi sonrası tarımda drenajın önemi gündemde. Elara Tarım, seralar için dirençli ve sürdürülebilir çözümler sunuyor.

Antalya’da etkili olan şiddetli yağış, sel ve hortum, özellikle örtü altı üretimin yoğun olduğu bölgelerde ciddi tarımsal hasara yol açtı. Yaklaşık 5 bin 200 dekar tarım alanı aşırı hava koşullarından etkilenirken, seralarda su baskını ve yapısal zararlar üretimi sekteye uğrattı. Yaşanan felaket, tarımda iklim krizine karşı dayanıklı altyapıların önemini bir kez daha ortaya koydu.

Seralarda Drenaj ve Su Yönetimi Kritik Hale Geliyor

Doğayla uyumlu tarım modelleri geliştiren Elara Tarım, seralarda su kontrolü ve drenaj yönetimini üretimin temel unsurlarından biri olarak ele alıyor. Lokman Group bünyesinde faaliyet gösteren şirket, aşırı yağışların yarattığı riskleri azaltmak için çok kanallı su yönlendirme sistemleri kullanıyor.

Elara Tarım Kurucu Ortağı Hatice Öz, sera çevresinde kurulan bu sistemlerle suyun kontrollü şekilde tahliye edildiğini, böylece kök bölgesinde su baskısının önüne geçildiğini belirtiyor.

Elara Tarım’ın uygulamalarında, sera çatılarından toplanan yağmur suları ters ozmos teknolojisi ile arıtılarak yeniden sulama sistemlerinde kullanılıyor. Bu yöntem, suyun döngüsel kullanımını mümkün kılarken kaynak verimliliğini de artırıyor. Enerji tarafında ise güneş ve jeotermal gibi yenilenebilir kaynaklar tercih edilerek karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor.

Yapay Aydınlatma ile Fotosentez Verimliliği Artırılıyor

Antalya’da kış aylarında gün ışığının azalması, ürün veriminde düşüşe neden olabiliyor. Elara Tarım, bu sorunu spektrum aydınlatma sistemleri ile çözüyor. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu 12–16 saatlik ışık süresi, doğal güneşlenme süresinin yetersiz kaldığı dönemlerde yapay aydınlatma ile destekleniyor. Böylece fotosentez verimliliği artırılarak üretim sürekliliği sağlanıyor.

Şirket, seralarda yararlı böceklerin aktif kullanımıyla biyolojik mücadele yöntemlerini yaygınlaştırıyor. Manyetik alan uygulamalarıyla bitki kök gelişimini destekleyen bu yaklaşım, pestisit kullanımını minimum seviyeye indirirken daha sağlıklı ürün elde edilmesine katkı sağlıyor.

2036 Hedefi: Karbon Sıfır Tarım

Ar-Ge temelli üretim anlayışıyla doku kültürü çalışmalarını sürdüren Elara Tarım, sıfır pestisitli ve karbon nötr tarım hedefiyle ilerliyor. Şirket, 2036 yılında karbon sıfır üretim hedefine ulaşmak için sera altyapısından enerji kullanımına kadar tüm süreçlerini bu vizyon doğrultusunda dönüştürmeye devam ediyor.